Şimdi geldik zurna sesinin yükseldiği o ana: mutfağa giriş yapıyorsun, kollar sıvanmış, gözler tarife kilitlenmiş. “Unsuz börek mi olurmuş?” diye hâlâ mırıldanan iç sesini susturuyorsun. Çünkü sen artık yeni çağın mutfak savaşçısısın. Ve bu tarif, senin zafer marşın olacak.
Pırasaları dans ettirerek başlıyoruz. Üç orta boy pırasayı güzelce yıkıyorsun, sonra incecik doğruyorsun. Kalın kalın doğrayıp "börek değil, yeşil duvar örüyorum" dememek lazım. Ardından biraz zeytinyağı eşliğinde tavaya alıyorsun. Kısık ateşte, sabırla kavrulacaklar. Bu, böreğin "merhaba" dediği sahne.
Soğan ve sarımsakla lezzeti büyütüyoruz. Bir büyük boy soğanı küp küp doğrayıp pırasaya ekle. İki diş sarımsağı da ezip gönderdin mi, mutfakta hava değişir. Kokular birbirine karışmaya başlayınca, sen de “Sanırım Michelin yıldızlı bir şey oluyor” diyebilirsin.
Mercimekle tanıştırma faslı. Önceden haşladığın 1 su bardağı yeşil mercimeği tavaya ekliyorsun. Burada önemli nokta, mercimeğin çok yumuşak olmaması. Hafif diri kalsın ki böreğin içinde “ben buradayım” diyebilsin. Tüm malzemeleri güzelce karıştırarak sofralık bir birliktelik yaratıyorsun.
Baharatları serbest bırakıyoruz. Karabiber, kimyon, tatlı toz biber... Her biri ayrı bir karakter, birlikte tam bir ekip. Bir çay kaşığı karabiberle başla, sonra kimyonu ekle. Tatlı toz biberle renk ver. Tuz da bir tatlı kaşığı kadar. Fazla kaçırırsan “börek değil baharat bombası” olur, dikkat.
Karıştırma kabına geçiş. Bu karışımı tavadan al, derin bir karıştırma kabına aktar. Burada işin sihrini yumurtalarla yapacağız. İki adet yumurtayı içine kır, istersen iki yemek kaşığı yoğurt ekle ki harç daha kremamsı bir kıvam alsın. “Ama ben laktoz hassasım” diyorsan yoğurtsuz da devam edebilirsin. Un yok dedik ya hani, buraya karabuğday unu veya nohut unu istersen ekleyebilirsin. 3-4 yemek kaşığı kadar yeterli. Bu, harcı biraz daha toparlayacak. Kabartma tozu da ister misin? Bir çay kaşığı, “Ben biraz puf olayım” diyenler için.
Yeşillikle son dokunuş. Bir avuç ince doğranmış maydanozla son noktayı koy. Karışımı iyice harmanla. Öyle bir görüntü almalı ki, “Bunu hemen pişirmeliyim!” dedirtsin. Şimdi nefes al, çünkü fırınla buluşma vakti.
Tepsiye serme ritüeli. Fırın tepsisini yağla, yağlı kağıt da serilebilir. Harcı tepsiye eşit şekilde yay. Öyle elinle bastırıp düzleştirmek yok. Bu börek biraz kabaracak, biraz çıtır olacak. Her yerinden aynı tadı alabilmek için sevgini de serpiştir.
Fırında altın anlar. 180°C önceden ısıtılmış fırına gönderiyorsun. Yaklaşık 30-35 dakika pişecek. Üstü hafif kızarıp evi mis gibi kokutmaya başladığında, işte o zaman bu tarif tam anlamıyla olmuş demektir.
Dinlenmeye bırakıyoruz. Fırından çıktıktan sonra hemen dalma. 5-10 dakika dinlensin. İç yapısı kendine gelsin. Bu süre zarfında, sen mutfağa dönüp "Ben bunu nasıl yaptım?" diye kendini biraz kutlayabilirsin.
Dilimle, sun, övül. Dilimlemeden önce böreğin seni biraz izlemesi lazım. Sonra ister yanında bir ayranla, ister bir kase yoğurtlu meze ile servis et. Misafir varsa şanslılar. Yoksa daha çok sana kalır. Afiyetler ola!