Yani bu tarif “al karıştır pişir” gibi sade anlatılırsa büyük haksızlık olur. Çünkü bu kekin bir ritüeli var. Neredeyse bir seremoni! Malzemeleri hazırladın, şimdi mutfağa giriyorsun ama bir şef edasıyla. Ölçüler milimetrik, teknikler samimi, mizah desen zaten hamurun içinde. Hazırsan başlıyoruz; fırını değil, sahneyi ısıtıyoruz!
Ön ısınma: Fırını 180°C’ye ayarla. Alt-üst ayar moduna getir. Kek pişerken bir yandan mutfak sıcaklığı da artsın ki “kış geldi” demeye gerek kalmasın.
Islak aşk hikâyesi başlasın: Büyükçe bir karıştırma kabı al. Yumurta ve esmer şekeri mikserle güzelce çırp. Köpük köpük olana kadar çırp ki kek kabarsın, hayaller de büyüsün.
Tatlılığı doğadan alıyoruz: Akçaağaç şurubunu (ya da balı) ekle. Sonra zeytinyağını da kat ve tekrar çırp. Burada karışım biraz cılk gibi görünebilir ama korkma, birazdan birleşip şahane olacaklar.
Ana malzeme giriş yapar: Taze rendelenmiş zencefili ekle. O aroma bir geldi mi… işte o an, bu kekin “ben buradayım” dediği andır.
Kuru malzeme konseyini topla: Ayrı bir kapta badem unu, pirinç unu, mısır nişastası, kabartma tozu, karbonat, tuz, tarçın ve karanfili birleştir. Bir çırpıcıyla şöyle bir karıştır; birbirlerini tanısınlar. Kimi baharat kiminle dans etmek istiyor bir görsünler.
Kuru – ıslak kaynaşması: Şimdi o kuru karışımı yavaş yavaş ıslak karışıma dök. Mikseri düşük hızda kullan ya da spatula ile nazikçe karıştır. İlişkileri hassas, nazik davran. Kıvam yoğun ama akışkan olmalı, “ne kek ne kurabiye” arasında mükemmel bir denge.
Süt ve vanilya ile son dokunuş: Badem sütünü ve vanilya özütünü ekle. Kekin içi yumuşak, nemli ve aromatik olsun istiyoruz. Eğer biraz da kıyılmış ceviz ya da hurma eklemek istersen bu tam zamanı.
Kalıba dök, ama göstere göstere: Yağladığın kek kalıbına karışımı dök. Üstünü spatulayla düzleştir, biraz da “Sen bu keki başarırsın” diye motive et. Enerji önemli.
Fırında beklerken meditasyon vakti: Keki önceden ısıtılmış fırına ver. 35-40 dakika kadar pişecek ama 30. dakikadan sonra kürdan testi yapmayı unutma. Kürdan kuru çıkarsa kek olmuş demektir. Kürdan mutluysa hepimiz mutluyuz.
Soğusun da aşka gelsin: Fırından çıkan keki tel ızgara üzerine al. Sabret, biraz soğuması lazım. İlk heyecanla dalarsan içi dağılır, kalbin kırılır, kekin karakteri bozulur.
Dilimle, tadına bak, sonra paylaş: Kek soğuduysa dilimle ve o ilk lokmayı al. Gözlerin hafif kapanıyorsa, içinden “İnanamıyorum bu glutensiz mi?” cümlesi geçiyorsa... işte başardın demektir. Tebrikler, mutfakta bir efsane yazdın!