Şimdi işin en keyifli kısmına geldik: mutfakta kolları sıvama zamanı. Sana öyle bir yol haritası vereceğim ki, tarifin ortasında “Ben nerede yanlış yaptım?” diye paniklemeyeceksin. Hadi başlayalım:
Mercimeği hazırla: Önce mercimekleri güzelce haşla. Çok lapa olmasın, yoksa börek değil mercimek püresi yapmış olursun.
Soğanı sahneye al: Soğanı ince ince doğra, tavada zeytinyağıyla kavur. O mis gibi kokuyu duyduğunda doğru yoldasın demektir.
Baharatları ekle: Kimyon, pul biber, karabiber… Mercimekle buluşunca ortaya öyle bir uyum çıkıyor ki, neredeyse baharatların kendi düğününü yapası geliyor.
İç harcı tamamla: Haşlanmış mercimeği ve kavrulmuş soğanı karıştır, yeşillikleri ekle. İşte böreğin kalbi hazır.
Hamuru yoğur: Glutensiz unu, tuzu ve suyu karıştır. Hamur toparlanınca “Tamamdır, ben börek olmaya hazırım” diyecek kıvama gelsin.
Şekil ver: Hamuru aç, içine mercimekli harcı koy ve kapat. İster klasik börek gibi sar, ister minik üçgenler yap. Senin el becerine kalmış.
Üstünü süsle: Susam ya da çörek otu serpmeyi unutma. Çünkü börek dediğin biraz da göze hitap etmeli.
Fırına gönder: Önceden ısıtılmış 180 derece fırında üstü kızarana kadar pişir. Fırının camından bakıp sabırsızlanman tamamen normal.
Sofraya çıkar: Börekler fırından çıkınca biraz dinlendir, sonra afiyetle ye. Yanına bir bardak çay koyarsan, işte o an hayat sana teşekkür edecek.
Gördün mü, aslında hiç de zor değil. Sen sadece adımları takip et, gerisini börek kendi halleder.