Evet, geldik olayın mutfağa sıçradığı kısmına. Önceden uyarayım: Bu tarifin sonunda kendine “Ben kek yapmayı biliyormuşum!” diyecek ve belki de komşuya “Şöyle limonlu bir şey yaptım, uğra istersen” diye mesaj atacaksın. Ama önce biraz mutfak sihri gerek.
Şimdi fırını 170 dereceye ayarlayıp içinden gelen “Ben hazırım!” cızırtısını hayal edebilirsin. Ardından mutfakta hafif bir hareketlilik başlayacak çünkü artık unlar, limonlar ve karıştırma kabıyla bir randevumuz var.
Öncelikle kuru malzemeleri ele alalım. Glutensiz un olarak ne kullanacaksın? Pirinç unu mu? Badem unu mu? Belki hazır glutensiz un karışımı? Hepsi olur ama bir uyarı: Kendini “Bu karışım çok pudra gibi oldu, biraz lif lazım!” diye düşünürken bulursan içine azıcık mısır unu veya glutensiz yulaf unu ekleyebilirsin. Kabartma tozu ve bir tutam karbonat da eklenince işler şenleniyor—ama sakın fazla kaçırma, yoksa kek fırında balon gibi şişer, sonra “pat” diye iner ve seni “nerede yanlış yaptım?” diye düşündürür.
Islak malzemeler tarafında, limon suyunu sıkarken içinden “Şimdi ferahlık zamanı!” diye bir ses yükselir. Limon kabuğu rendesiyle buluşunca, mutfak mis gibi kokmaya başlar. Zeytinyağı, badem sütü veya başka bir vegan süt eşlikçi olabilir; yumurta kullanıyorsan çırparak dahil edersin ama vegan versiyon istiyorsan çörek otu suyu, keten tohumu jel veya elma püresi gibi havalı alternatifleri çağırabilirsin. Vanilya özütünü de unutma! Bu noktada tarif, mutfağın başrol oyuncusuna dönüşüyor.
Şimdi kuru ve ıslak malzemeleri nazikçe bir araya getiriyorsun. “Nazikçe” dedim çünkü glutensiz tarifler biraz nazlıdır; fazla karıştırırsan “hıh!” der ve kabarmayı reddeder. Karışım homojen olduğunda kek kalıbına döküyorsun. Kalıp yağlanmış mı? Birazcık unlanmış mı? Evet? Süper.
Fırına gönderiyorsun. Ve bekleme süresi başlıyor. Yaklaşık 35-40 dakika. Ama 25. dakikadan sonra mutfağa gizli gizli girip fırının camına bakma ihtiyacı hissedeceksin. Kek hafif kızarıyorsa ve evi limonlu tatlı bir koku sardıysa... işte bu, kekin “Ben oluyorum!” dediği andır. Kürdan testini yapmayı unutma. Kürdan tertemiz çıkıyorsa: alkışlar sana.
Çıkınca soğumasını bekle. Zor biliyorum. Ama sıcak sıcak kesersen, keke haksızlık olur. Onun sana sunmak istediği o yumuşak dokuyu bozmuş olursun. Sabret, sonra dilimle, fotoğrafla, paylaş, ye. Belki bir dilim, belki iki. Belki sabaha bir tane kalmaz.
Ve işte bu kadar. Hem glutensiz, hem limonlu, hem keyifli. Tarifin kendisi kadar yapılışı da eğlenceli olsun istedim.