Şimdi geldik o büyülü ana. Hani dizilerde sahne yavaşlar, fon müziği girer ve başrol karakter karar anına gelir ya… işte sen de mutfağa girerken öyle bir sahnedesin! Karnabahar kısırı yapacağız. Ama sadece tarif vermek yok; bu adımları okurken neredeyse kokusunu duyacaksın, çünkü ben anlatırken senin elin kaşıkta olacak. Hazırsan başlayalım, karnabaharın kaderi senin ellerinde şekilleniyor!
Karnabaharı hazırla: Dönüşüm başlasın Önce karnabaharımızı ele alıyoruz, taze mi taze orta boy bir tane. Çiçeklerine ayır, yapraklarını “sen bu sahnede yoksun” diyerek kenara al. Şimdi ya mutfak robotuna atıp pirinç taneleri gibi kıyıyorsun ya da rende yapıp el gücünü konuşturuyorsun. Amacımız bulgur gibi taneli bir kıvam elde etmek. Sulu bırakma, eğer biraz fazla suluysa temiz bir bezle hafifçe suyunu alabilirsin. Aşçılık değil adeta yoga bu: nefes al, sabırlı ol, güzel şeyler zaman ister.
Karnabaharı buharda hafifçe yumuşat (Opsiyonel ama tavsiyeli) Karnabahar çiğ haliyle de kullanılabilir ama biraz “ben buradayım” diye kokusunu duyurabilir. O yüzden tavsiyem: tencerede çok az suyla buharda 5-6 dakika kadar yumuşat. Ama aşırıya kaçarsan püre olur, aman diyeyim! Sadece kibarca kendini bırakacak kadar. Bu aşamada karnabahara “seni çok zorlamıyoruz, sadece biraz sosyalleştiriyoruz” diyebilirsin.
Salça ve yağla lezzet zeminini kur: Bir tavaya 3 yemek kaşığı zeytinyağını al, hafif kızınca içine 1 yemek kaşığı domates salçası ekle. Şöyle bir çevir. Burada mutfağı saran kokuyla birlikte ilk "evet ya, bu oluyor" anı gelir. Salça kıvam alınca altını kapat, biraz soğumasını bekle ki diğer malzemeleri yakmayalım.
Karışım başlasın: Kısır moduna giriyoruz Geniş bir kaseye karnabaharı al, üzerine limon suyu (1 adet), nar ekşisi (2 yemek kaşığı), salçalı yağı ekle. Karıştır, karıştır ve yine karıştır. Bu aşamada karnabahar “beni yeniden yarattın” diyebilir sana. Renk aldı mı, aroma oturdu mu? O zaman doğru yoldasın.
Yeşillik ve renk festivali: Maydanoz, taze nane, taze soğan… hepsini ince ince kıy. Kapya biber varsa bonus! Bunların hepsini karışıma ekle. Bu nokta tam bir bahar festivali gibi. Renklenmeye başladık mı, iştahlar açılır. Tuz, pul biber, sumak gibi baharatları da serpiştir ve bir kez daha karıştır. Bu aşamada gözler de doyar, mideler zaten sırada bekliyor.
Tadım turu ve son ayar: Şimdi küçük bir kaşık al ve o büyük an: tadına bak! Eksik mi geldi? Limon mu az? Pul biber mi utangaç davranmış? Kendi tarzını burada göster. Bu tarif senin ruhunun yansıması, standart tariflere takılı kalma.
Sunum vakti: Sahne sırası karnabaharda Servis tabağına alırken şöyle bir şekil ver. Üzerine ekstra nane, belki bir dilim limon. Arkaya hafif nostaljik bir müzik aç, eline çay bardağını al. Misafir varsa, “Bu kısır ama öyle kısır değil” diyerek havanı koyuver. Yoksa da aynada kendine göz kırp. Bu tarif, şeflik rozetini alnına yapıştırır!
Ve bitti… Ama aslında yeni başladı. Çünkü şimdi sırada kısırı paylaşmak, yorumlar almak ve herkesin “Nasıl yani, bulgur yok mu bunda?” şaşkınlığına tanıklık etmek var.